The Invention of Lying – Yalanın Keşfi

Yalanın keşfi filmi hoş bir komedi… Çıkış noktası çok ilginç ve ilk 15 dakika içinde fazla kafa yormadan filmin içine giriveriyorsunuz… Özellikle insanların hiç yalan söylemedikleri (söylenen her şeye inanılan) bir dünyada yaşanıldığını gördüğünüzde arka arkaya dizilen sahneleri merakla takip ediyorsunuz. Özellikle insanların akıllarına geleni direk olarak söylemeleri ve diğer insanların buna alışkın bir şekilde bozulmamaya çalışarak dinlemeleri eğlendirici… Kahramanımız Mark Bellison (Ricky Gervais) son derece sıkıcı bir film şirketinde tarihin en sıkıcı dönemi olan 1300’lerin senaryolarını yazan, hayatta kaybetmiş biridir… Tabii ki çok eskiden beri sevdiği bir kadın vardır fakat bu genç kadın genetik olarak doğru eşleşme olmayacağını düşünerek Mark’a yüz vermemektedir. Mark bir gün işten atılır ve evinden de kovulur. Bankadaki son 300$’ını almaya gittiğinde banka memuresi sistemin bozulduğunu ve hesapta kaç doları olduğunu Mark’a sorunca Mark bu dünyanın ilk yalanını söyler ve itiraz edilmeden 800$’ını alır ve uzaklaşır… Yalan söyleyebilmektedir. İnsanlar da orada diğer insanların her söylediğine inandığı için önünde para, ün ve aşk dolu bir dönem vardır…

Tabii işler Mark’ın ölüm döşeğindeki annesine öldükten sonra mutlu olacağını, orada herkese bir villa verildiğini, tüm sevdiği arkadaşlarının öldüklerinde onun yanına geleceğini söylediğinde orada bulunan doktorların Mark’ı duyması ile arap saçına döner.

Film insanı birkaç düzeyde düşündürüyor aslında… Öncelikle, ne çok yalan söylüyoruz… Ne çok yazılmayan kural icat etmişiz… Aslında insanlara direk hissettiklerimizi söylemek ne kadar güzel olabilirdi, tabii, onlar da aynısını yapsalardı… Özellikle kadın erkek ilişkilerinde bu durumun gideceği yerleri düşününce buradan yeni bir film bile yazılabilir diyesi geliyor insanın…

Bir de tüm dünyada tek yalan söyleyen ve ona inanan milyonlarca insan olması durumunda olayların ve hikayelerin nasıl geldiği ve nasıl kontrolden çıkabileceği de gösteriliyor. Burada da politik dünyaya bir taşlama var. Bilmediğimiz bir dünyanın kurallarını yazan bir grup insan belli kararlar veriyorlar ve milyonlarca insan onlara inanıyor, bu anlatılan hikayeler insanları kontrol etmek, onlara yön vermek için kullanılabiliyor. Bir parallellik de bu hikayelerin çoğunlukla uyduranların kişisel çıkarları doğrultusunda gelişmesi, ne tesadüf…

İzlemenizi öneririm, hoş, komik ve düşündüren bir film…

, , ,

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: