Whatever works

Woody Allen’ın son filmi yine New York’ta geçiyor, yönetmen Avrupa turunu tamamlamış görünüyor. Tüm Woody Allen filmlerinin bazı ortak özellikleri vardır, bunları bilmemize rağmen yine zevkle, düşünerek seyrederiz her yeni filmi… Bu filmde de hikaye Larry David’in açılış monoloğu ile başlıyor. O andan itibaren filmin nerelere gidebileceğini sezmeye başlıyorsunuz. Şöyle diyor Larry David (Woddy Allen) : “Din işini bir “business” haline getirdiler, içerik olarak Karl Marx da güzel şeyler söylüyor!”.

Larry David (Boris) yaşlanmış, zamanında Nobel ödülüne aday olma durumuna kadar gelmiş bir teorik fizikçidir. Genelde arkadaşlarıyla tartışmakta, hayatın, varoluşun ve insan ırkının anlamsızlığını etrafına anlatmaktadır. Ayrıca başından başarısız bir intihar girişimi de geçmiştir. Bir akşam evine girerken genç ve güzel bir kız ona çok aç olduğunu söyler ve Boris dayanamayıp kızı içeri alır. Birkaç gün evde kalmasına izin verir. Bir süre sonra bu güneyli, inançlı basit ve cahil kız Boris’le zaman geçirerek hayatında yeni bir döneme geçecek, günlük diyaloglarında fizik terimleri kullanan, Boris’i anlamak için çaba gösteren, ona olan ilgisini ifade eden, Boris’in kötümser etkisiyle etrafına bakan biri haline gelecektir. Ama aynı zamanda Boris’in tecrübesine ve olgunluğuna bağlı bir kötümserliği olduğunu, sevgi geçici olsa da Boris’in hayattan zevk alma konusunda da çok cimri olduğunu anlayacaktır. Başka bir adamla dışarıya çıkıp, kendini kendi jenerasyonunun dışında hissettiği ve bayağı sarhoş olduğu bir akşam, Boris onun evlenme teklifini kabul eder. Film daha sonra Melody’nin anne ve babasının gelmesi ile ilerler ve tipik bir Woddy Allen filmine yakışacak şekilde son bulur.

Woody Allen filmlerinde dinler üstü, insanlık türüne dair, bölgeler ve kültürler üstü ifadeler ve hikayeler bulunur. Çoğunlukla cinsel tercihlerle ilgili bir yan hikaye de vardır. Bu büyük sinemacı en çok kadın erkek ilişkilerine kafa yormuş, her ne kadar istese de bu ilişkilerin matematiğe vurulamayacağını da anlatagelmiştir. Ayrıca toplumun genel kabullerine karşı çıkmayı da çok sever, bu filmde de Boris karakterinin genç kız ona ilgisini ilk gösterdiğinde yaptığı “ben sadece seninle değil, hiçbir kadınla, hiçbir ilişkiyle ilgilenmiyorum” tiradı dinlenmeye değer. Yine, hangi yaşlı adam, çocuklara satranç öğretirken onları fırçalar ve aşağılar ki!

Takipçileri ve Woody Allen’le tanışıp o büyük hayal gücünü deneyimlemek isteyenlere öneriyorum.

,

  1. Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: